Cumartesi 24 Ekim 2026 - 03:50
ABD’nin Örümcek Ağından Gücünün On Zayıf Yönü: İran’ın Stratejik Sabır ve İhtiyat Dönemi Sona Erdi!

Havza / Kum Cuma Namazı hatibi Ayetullah Arafi son savaşta açığa çıkan ABD’nin on zayıf yönünü anlattı. Ayetullah Arafi ayrıca Azerbaycan'daki başörtüsü yasağına ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Havza Haber Ajansı muhabirinin bildirdiğine göre, Ayetullah Ali Rıza Arafi 23 Ekim 2026 Cuma günü Kum kentinde kılınan Cuma namazı hutbelerinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Trump ve Netanyahu’nun, çağımızın kasapları ve cellatları olarak, İran ve direniş eksenine dayattıkları bir savaş yaşandı.

Herkes biliyor ki savaşı biz başlatmadık. Onlar, müzakere masasında oldukları sırada bile anlaşmaları bozdular, değerleri ayaklar altına aldılar ve İran’a, inkılaba ve İslam ümmetine karşı cephe aldılar. Bu savaş bizim isteğimiz dışında gerçekleşti.

Onların bu savaşta ulaşmayı hedefledikleri birçok amaç vardı. Bunların başında İslam ümmetini ve İran milletini diz çöktürmek geliyordu. Geçmişte İran’ı diz çöktürmek ve teslim olmaya zorlamak istediklerini açıkça söylemiyorlardı. Ancak bugün bunu açıkça dile getiriyorlar.”

Anayasayı Koruyucular Konseyi fakihlerinden Ayetullah Arafi, savaşın onların bu hedefleri doğrultusunda başladığını ancak bütün dünyayı şaşırtan bir sonuç ortaya çıkardığını belirterek şöyle devam etti:

“İran milleti ve direniş ekseni, eşine az rastlanır bir cesaretle saldırılara karşı direndi. Aradan sekiz aydan fazla zaman geçti. İran’ı bir haftalık saldırıyla ortadan kaldırmayı hedefleyenlerin amaçları gerçekleşmedi.

Buna karşılık milletimiz 250 geceden fazla süredir sokaklarda, mücahitlerimiz ise cephelerde, Rehber’in emirlerini bekleyerek harekete geçmeye hazır bir şekilde duruyor. Bu savaşın ortaya çıkardığı sonuç budur.

ABD, sahip olduğu bütün imkânlara ve güce rağmen camdan bir saraydan ve örümcek ağından bir evden ibarettir. Tarihî bir dönüm noktasındayız. Bu yırtıcı hayvana karşı direnmekten başka yolumuz yoktur.”

ABD’nin On Zayıf Yönü

Birincisi: Dünyada ABD’ye yönelik benzeri görülmemiş nefret

Kum Cuma Namazı hatibi sözlerini şöyle sürdürdü:

“Analistler, bugün ABD’nin toplumsal itibarında ve kendisine duyulan güvende benzeri görülmemiş bir düşüş yaşandığını kendileri dile getiriyor. Dünyada ABD’ye yönelik nefret oranı ortalama yüzde 60’ın üzerine çıkmış durumda. ABD, zaten sahip olmadığı itibarını her zamankinden daha fazla kaybetti.

Büyük iddialarda bulunan bir devlet için, özellikle İslam dünyasında kendisine karşı bu düzeyde bir nefretin oluşması son derece ağır bir durumdur.”

İkincisi: ABD, sahip olduğu bütün imkânlara rağmen zayıftır

İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Arafi, savaşın ABD’nin askerî ve istihbarat alanındaki büyük gücüne rağmen zayıf yönlerini ortaya çıkardığını belirterek şunları söyledi:

“Savaş, sahip olduğu bütün donanmaya, devasa askerî güce ve istihbarat imkânlarına rağmen ABD’nin asimetrik bir savaşta ne kadar zayıf ve savunmasız olduğunu gösterdi.”

Üçüncüsü: ABD’ye karşı yeni kozların ortaya çıkması

Ayetullah Arafi şöyle devam etti:

“Daha önce ABD’nin öngöremediği yeni kozlar ortaya çıktı. Bunların başında Hürmüz Boğazı, petrol fiyatları, dünya genelindeki mal fiyatları ve küresel ekonominin can damarları geliyor.

ABD, bu alanlarda ne kadar savunmasız olduğunu ve İran ile direniş ekseninin bu konularda ne kadar güçlü olduğunu anladı.”

Dördüncüsü: ABD ve İsrail’de iç rekabetin şiddetlenmesi

Kum Cuma Namazı İmamı Ayetullah Arafi, ABD ve İsrail’deki iç siyasi rekabetlere ilişkin şunları söyledi:

“Onların kendi içlerindeki rekabetlerin bizim açımızdan bir farkı yok; çünkü hepsi birbirine benziyor. Ancak bugün kendi içlerindeki rekabet son derece şiddetlenmiş durumda. Aralarında, savaş öncesinde bu düzeyde olmayan ciddi kutuplaşmalar ortaya çıktı.”

Beşincisi: Hedef alınabilecek noktaların artması

Ayetullah Arafi şu ifadeleri kullandı:

“İran’a yönelik saldırılarda hedef alınabilecek noktaların listesi, dayatılan 12 günlük savaşta ve Ramazan Savaşı’nda hedef alınan noktaların sayısından daha geniştir.

Buna inanmıyorlarsa, yeniden saldırmaya cesaret ettiklerinde karşılarında ne kadar geniş bir hedef listesi bulunduğunu görecekler. Sisteminizin içinde saatli bombalar işlemeye başladı. Hedef alınabilecek noktaların çoğalması, son savaşta sergilediğiniz haydutluğun sonucudur.”

Altıncısı: Vur-kaç dönemi sona erdi

İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Arafi, şu değerlendirmede bulundu:

“Bugün, şehit Rehberimizin ‘Vur-kaç dönemi sona ermiştir’ şeklindeki sözünün ne anlama geldiğini anladılar.

İran milleti ve silahlı kuvvetleri, Başkomutan’ın emirlerine itaat ederek bu politikayı sürdürecek ve onlara ağır darbeler indirmeye devam edecektir.”

Yedincisi: İran’ın stratejik sabır dönemi sona erdi

Ayetullah Arafi, İran’ın stratejik sabır ve ihtiyat döneminin sona erdiğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“İran’ın stratejik sabır ve ihtiyat dönemi sona ermiştir. Komşu bir ülke olduğu için bazı hususları gözetmemiz gerektiği anlayışına dayanan dönem artık bitmiştir.

Bu tür hassasiyetleri dikkate alarak sizinle uzlaşmayı sürdürmeyeceğiz.”

Sekizincisi: İşgalci İsrail’in temellerinin sarsılması

Kum Cuma Namazı hatibi Ayetullah Arafi şunları söyledi:

“İşgalci İsrail rejimi, görünüşte Suriye ve Gazze’de bazı başarılar elde etmiş olabilir. Ancak temelleri eskisinden çok daha fazla sarsılmıştır. Geleceğe yönelik hesaplarınızı bu işgalci rejime güvenerek yapabileceğiniz bir durum söz konusu değildir.”

Dokuzuncusu: Ekonominin kırılganlığı

Ayetullah Arafi, ABD ekonomisinin büyüklüğüne rağmen kırılgan olduğunu belirterek şöyle dedi:

“Ekonominiz büyük olabilir ancak son derece savunmasızdır. Üstelik başka ülkelerin ekonomilerine de zarar veriyorsunuz. Dünya, ekonomilerin ne kadar kırılgan hâle gelebileceğini gördüğü için bu durumdan endişe duyuyor.”

Onuncusu: ABD’nin dünyaya uyguladığı zulmün açığa çıkması

Ayetullah Arafi, ABD’nin dünyaya yönelik politikalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“ABD’nin medeniyetine ilişkin kibri, büyüklük taslaması ve milletlere uyguladığı zulüm, hiç olmadığı kadar açık hâle gelmiştir.

Trump’ın kullandığı kibirli ifadeler, bir medeniyetin çöküşünü ve bir ülkenin dünya karşısındaki itibarını kaybetmesini göstermektedir.”

Ayetullah Arafi, konuşmasının bu bölümünü şu sözlerle tamamladı:

“Savaşta deneyimlediğiniz bu on yeni zayıf yön, bugün karşınızdadır. Şimdi tehditlerde bulunuyorsunuz. Ancak bilin ki yeni bir çatışmaya girerseniz kendinize zarar verirsiniz.

Bu millet, izzetini ve büyüklüğünü korumak için direnmeye ve ayakta durmaya devam edecektir. Sizi alnınızdan yere vuracaktır.”

Ayetullah Arafi’nin Öne Çıkardığı Temel Mesajlar

Birincisi: Düşman karşısında zayıflık göstermemek

“Düşman karşısında zayıflık göstermemeliyiz. Yetkililer, düşman karşısında kararlılık ve güç sergilemeleri gerektiğini bilmelidir.

Büyük bir mücadelenin ortasındayız ve izzet ile zillet arasında bir yol ayrımında bulunuyoruz. Düşmanı küçümsememeli, onu iyi tanımalıyız; ancak ondan korkmamalıyız. Bu, temel stratejimizdir.”

İkincisi: Her türlü ihtimale karşı gerekli tedbirleri almak

“Her türlü gelişmeye karşı gerekli bütün tedbirler alınmalıdır. Ekonomik meseleler ve halkın geçim koşulları mutlaka dikkate alınmalıdır.

Atılan adımlar takdire şayandır. Ancak düşmanın herhangi bir saldırı düşüncesine kapılmasını engellemek için daha güçlü ve kapsamlı tedbirler alınmalıdır.”

Üçüncüsü: Millî birlik ve beraberliği güçlendirmek

“İran, İslam ve Rehber’e itaat ekseninde milletin bütünlüğü ve mukaddes birlikteliği sağlanmalıdır.

Toplumsal bütünlük, yakınlaşma, dayanışma ve güçlerin birbirini tamamlaması, bugünün kaçınılmaz ihtiyaçlarıdır.”

Dördüncüsü: Silahlı kuvvetlerin hazırlığı ve halkın sokaklardaki varlığı

“Silahlı kuvvetler hazır olmalıdır. Ancak sokaklar, sokaklar, yine sokaklar!

Ey İran milleti! Siz sokakları kendi nurunuzla aydınlattınız ve bu varlığınızı sürdürdünüz.

Toplu buluşmalardaki, Cuma namazlarındaki, dinî şiarların korunmasındaki, İslam bayrağının altında duruş sergilemedeki ve İslam’ın izzetini koruyup intikam alma kararlılığındaki bu varlık devam edecektir.”

Azerbaycan Hükümetine Uyarı

Kum Cuma Namazı hatibi Ayetullah Arafi, Azerbaycan hükümetine ilahî değerlere, özellikle de tesettüre saygı gösterilmesi konusunda uyarıda bulundu.

Ayetullah Arafi şunları söyledi:

“Azerbaycan Cumhuriyeti’nin cesur halkına ve İslam ümmetine, mukaddes şeriata ve bütün İslam âlimlerinin üzerinde uzlaştığı değerlere aykırı kararlar çıkarılması; bu kararlar nedeniyle insanların baskı ve eziyete maruz bırakılması son derece yakışıksızdır.

İslam âlimlerinin Müslüman halklardan beklentisi, ilahî değerlerin dokunulmazlığının korunmasıdır. Bu değerlerin başında tesettür gelir. Tesettür, kadının temizliğinin bayrağı ve toplumun kurtuluşunun simgesidir.

Tesettüre karşı yürütülen bu yanlış uygulamaların sona ermesini umuyoruz. Tesettür temel bir meseledir. İslam dünyasının her yerindeki kadınlar, onu İslamî kimliğin bir göstergesi ve dünya ile ahiret saadetinin güvencesi olarak görmelidir.”

Suudi Arabistan ve Bahreyn’e Çağrı: Âlimleri ve Halkı Hapsetmeyin

Ayetullah Arafi, bazı bölge ülkelerinde, özellikle Bahreyn ve Suudi Arabistan’da âlimlerin ve gençlerin uzun yıllar boyunca hapsedildiğine dikkat çekti ve şöyle konuştu:

“Bazı bölge ülkelerinde, özellikle Bahreyn ve Suudi Arabistan’da, âlimlerin ve gençlerin uzun yıllar hapis cezasına çarptırıldığına tanık oluyoruz.

Bu ülkelerdeki yaygın tutuklamalar ve uzun süreli hapis cezaları, merci ve âlimlerin derin üzüntüsüne neden olmaktadır.

Bu devletlerin söz konusu zulümden vazgeçmelerini bekliyoruz. Ayrıca İslam dünyasının ve İran’ın diplomatik kurumlarından, bu ülkelerdeki halkın ve âlimlerin özgürlüğüne kavuşması için harekete geçmelerini bekliyoruz.”

Birinci Hutbe: Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a.) Şii ve Sünni Geleneklerindeki Yüce Konumu

Ayetullah Arafi, birinci hutbesinde Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a.) Şii ve Sünni geleneklerindeki yüce konumuna değinerek iki mezhep arasında Hz. Fatıma’nın şahsiyeti konusunda pek çok ortak nokta bulunduğunu belirtti.

Ayetullah Arafi şöyle konuştu:

“Şiiler ile Ehl-i Sünnet arasında Hz. Fatıma Zehra (s.a.) hakkında bazı görüş farklılıkları bulunmaktadır. Bununla birlikte, onun şahsiyeti söz konusu olduğunda iki taraf arasında çok sayıda ortak nokta vardır.

İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurumu’nun katkılarıyla bir grup akademisyen ve ilim talebesi tarafından es-Sünnetü’n-Nebeviyye fî Mesâdiri’l-Mezâhibi’l-İslâmiyye adlı eser hazırlanmıştır.

Bu eserde Şii ve Sünni hadis kaynaklarında yer alan ortak rivayetler, güvenilir kaynaklara dayanılarak bir araya getirilmiştir. Eserin yedinci cildi Ehl-i Beyt imamlarına ayrılmıştır. Bu ciltte, Şii ve Sünni kaynaklardan aktarılan 800’den fazla rivayetle, 350 sayfayı aşan bir bölümde Hz. Fatıma Zehra’nın özellikleri ele alınmaktadır.”

İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Arafi, eserde Hz. Fatıma’nın yüzü aşkın fazilet ve özelliğinin sıralandığını belirterek şöyle devam etti:

“Bu özelliklerin tamamı Şii ve Sünni geleneklerindeki güvenilir kaynaklara dayanmaktadır. Bu durum, Hz. Sıddıka-i Tahire’nin (s.a.) yüce şahsiyetini ve bu konuda Ehl-i Sünnet ile aramızdaki çok sayıdaki ortak noktayı göstermektedir.”

Hz. Fatıma Zehra: İlim, İbadet, Ahlak ve Toplumsal Sorumluluk Örneği

Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a.) toplumsal hayatına ve örnek kişiliğine değinerek şunları söyledi:

“Hz. Fatıma Zehra (s.a.), mücadeleci ve bilgili Müslüman kadının örneğidir. Günümüz toplumundaki kadınların ve erkeklerin onun hayatını dikkate alması gerekir.

Hz. Fatıma’nın hayatında ilim ve bilgi, ibadet ve maneviyat makamları, toplumsal sorumluluk ve eğitim rolü; içsel arınma, dış görünüşte nezaket, tesettür ve iffetle bir arada bulunmaktadır.

Bu özelliklerin onun şahsiyetinde birleşmesi, Hz. Fatıma’yı dünya kadınları için ebedî bir örnek hâline getirmiş; maddiyatçı ve ilahî değerlerden uzak modellerden farklı, kendine özgü bir örneklik ortaya koymuştur.”

Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın ibadet, ilim ve eğitim alanlarındaki konumunu şu sözlerle anlattı:

“Hz. Fatıma, ibadet mihrabında görüldüğünde ibadetinin nuru gökleri aşar. İlahi bilgileri yaymak üzere ilim kürsüsüne oturduğunda ise sözlerinden ilim, bilgi ve düşünce taşar. Öyle ki Ebû Zer ve Selman gibi büyük sahabiler onun etrafında toplanırlardı.

Tarihî rivayetlerde yalnızca Medineli kadınların değil, erkeklerin de onun huzurunda sorular sordukları ve kendisinden cevaplar aldıkları aktarılmaktadır.”

Aile Hayatı ve Eğitimdeki Örnekliği

İlim Havzaları Müdürü Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın aile hayatındaki ve eğitim alanındaki rolüne ilişkin olarak şöyle konuştu:

“Hz. Fatıma’nın aile hayatındaki huzuru, bilgisi ve çocuk yetiştirme konusundaki becerileri hakkında bugüne kadar pek çok örnek aktarılmıştır.”

Hz. Fatıma’nın Toplumsal ve Siyasi Rolü

Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın toplumsal sorumluluklarını ve İslam tarihindeki rolünü şu sözlerle anlattı:

“Hz. Fatıma (s.a.), Allah Resulü’nün (s.a.a.) destekçisi ve velayetin savunucusuydu. Hatta savaşlarda Allah Resulü’nü desteklemek ve yaralı mücahitleri tedavi etmek amacıyla Medineli diğer kadınlarla birlikte görev alıyordu.

Bazıları yanlışlıkla İslam’da kadının yüce roller üstlenemeyeceğini düşünüyor. Oysa Hz. Fatıma’nın şahsiyetinde ve nurlu hayatında pek çok farklı rol bir arada görülmektedir. Bu nedenle o, hem kadınlar hem de erkekler için bir örnektir.”

Anayasayı Koruyucular Konseyi fakihlerinden Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın diğer önemli özelliklerinden birinin iffet, tesettür ve başkalarıyla ilişkilerinde ilahî sınırları gözetmek olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Hz. Fatıma’nın özelliklerinden biri de iffetli olması, tesettüre riayet etmesi ve başkalarıyla ilişkilerinde sınırları korumasıdır.

Başkalarıyla ilişkilerinde temizliği ve ihtiyatı gözetmesi; ev içindeki sorumlulukları ve toplumdaki diğer rolleriyle bir arada bulunuyordu. Bütün bunlar onu, büyük bir rehber ve yol gösterici olmasının yanı sıra tertemiz bir şahsiyet hâline getiriyordu.”

Hz. Fatıma’nın Medine Mescidi'ndeki Hutbesi

Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın toplumsal ve siyasi sorumluluklarını yerine getirirken tesettür ve ilahî sınırlara bağlı kaldığını vurgulayarak tarihî kaynaklarda aktarılan hutbesine değindi ve şöyle konuştu:

“Tarihî kaynaklarda Hz. Fatıma’nın Medine Mescidi’nde irat ettiği hutbeye ilişkin anlatımlar bulunmaktadır.

Bu anlatımlara göre Hz. Fatıma, hüzün ve keder içerisinde, bütün bedenini örten bir elbise giymiş hâlde evinden çıkarak mescide girdi. Bir perdenin arkasında konuşmaya başladı. İlk feryadıyla birlikte bütün meclis ağlamaya ve feryat etmeye başladı.”

Kum Cuma Namazı İmamı Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın kriz dönemlerindeki öncü rolünün kadınlar ve genç kızlar için önemli bir örnek olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Onun kriz dönemlerinde üstlendiği toplumsal sorumluluk ve rehberlik rolü; içsel temizlik, dış görünüşte nezaket ve ilahî sınırların gözetilmesiyle birlikte yürütülmüştür. Kadınlar ve genç kızlar bu örnekten ders almalıdır.”

Kadının Yolu: İlimden Uzaklaşmak da Değil, İnsanın Bir Meta Hâline Getirilmesi de Değil

Ayetullah Arafi, kadının toplumdaki konumuna ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Kadının izlemesi gereken yol, ilimden, bilgiden ve irfandan uzaklaşmak değildir. Aynı şekilde Batı’nın önümüze açtığı ve kadını erkeğin çıkarları uğruna kullanılabilecek bir metaya dönüştüren yol da değildir.

Kadının değeri, şehvet düşkünlerinin arzusuna konu olmayacak kadar yücedir. Kadın, kendisini başkalarına çekici göstermek ve onların ilgisini üzerine çekmek amacıyla gösterişe yönelerek ilim, irfan ve maneviyat alanındaki cazibesinin gölgede kalmasına izin vermemelidir.”

Kum Cuma Namazı hatibi Ayetullah Arafi, İslam İnkılabı’nın kadın meselesinde ortaya koyduğu yaklaşımı “üçüncü model” olarak nitelendirerek şöyle devam etti:

“İslam İnkılabı’nın kadın meselesinde ortaya koyduğu üçüncü model budur.

Hz. Fatıma Zehra (s.a.), kadının kutsal ve saygın konumunun zedelenmemesine yönelik hassasiyetiyle ilmî bir mertebeye ve manevi temizliğe ulaşmıştır. Bugün de bizim için canlı bir örnektir.”

Tesettür: İslam’ın ve İslam Medeniyetinin Sembolü

Ayetullah Arafi, tesettürün sıradan bir mesele olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

“İffet ve tesettür sıradan bir mesele değildir. Bunlar, İslam’ın yükseltilmiş bayrağı ve İslam medeniyetinin sembolüdür.

Kadınların ve erkeklerin birbirleriyle ilişkilerinde mahremiyet sınırlarına ve ilahî ölçülere riayet etmesi, imanî hayatımızın önemli ilkelerinden biridir. Hepimiz bu önemli konuya dikkat etmeliyiz.”

Hz. Fatıma: Büyük Krizleri Yöneten Bir Kadın

Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın (s.a.) Allah Resulü’nün vefatından sonra üstlendiği role değinerek şu değerlendirmede bulundu:

“Hz. Fatıma, üstlendiği diğer rollerin yanı sıra Allah Resulü’nün vefatından sonra büyük bir kahraman ve kriz yöneticisi olmuştur.

Medine’nin altüst olduğu, dengelerin bozulduğu, sapmaların yaygınlaştığı, çoğunluğun sessiz kaldığı, toplumun fitneye sürüklendiği ve ilahî değerlerin zayıflatıldığı bir dönemde büyük bir kadın, erkeklerin üstlenmesi gereken sorumlulukları üstlenmiştir.

Büyük bir kadın, ilahî açıdan son derece önemli bir görevi omuzlamış ve en büyük krizleri yönetmiştir.

Hz. Fatıma, risalet ve velayet sancağını yükseltmiş; mazlumiyetlere ve zorluklara katlanarak büyük sapmaların önüne geçmiş, risaletin devamını korumuş ve nifak karşısında direnmiştir.

Hz. Fatıma’nın İslam tarihindeki bu girişimi benzersizdir. O, dengelerin değişmesinde ve imamet ile velayet lehine siyasi rol üstlenmesinde eşsiz bir şahsiyettir.”

Hz. Fatıma’nın Kıyamet Günündeki Yüce Makamı

Kum Cuma Namazı İmamı Ayetullah Arafi, Hz. Fatıma’nın (s.a.) yüksek manevi makamına ilişkin Şii ve Sünni kaynaklarında çok sayıda rivayet bulunduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Şii ve Sünni kaynaklarında Hz. Fatıma’nın kıyamet günündeki makamına ilişkin çok sayıda rivayet aktarılmıştır.

Bunlardan biri, kıyamet günü Hz. Fatıma’nın oluşturduğu kafilenin ihtişamıyla herkesi hayrete düşüreceğine ilişkin rivayettir.

Rivayette şöyle buyurulmaktadır:

‘Kıyamet günü geldiğinde Arş’ın içinden bir münadi şöyle seslenir: Ey mahşer halkı! Başlarınızı eğin ve gözlerinizi kapatın ki Muhammed’in kızı Fatıma Sırat’tan geçsin.’

Ardından Hz. Fatıma (s.a.), cennet hurilerinden yetmiş bin hizmetçi eşliğinde hızla geçer.’”

Etiketler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha